silah
Demirin icadı
XIX. Yüzyılın başlarına kadar gözler hep Roma ile Yunan’daydı. Çağdaş uygarlığımız yalnız bu iki kaynağa indirgenmekteydi. Bu görüş Napolyon’un Mısır seferiyle değişti. Onunla birlikte Mısır’a giden bilginler, icat ve anıttan yana zengin bu iki uygarlıktan, çok daha eski bir uygarlığın varlığını şaşkınlık ve hayranlıkla gördüler. 1842′de ufuk daha da genişledi; Fransa’nın Musul başkonsolosu Botta, Mezopotamya’nın antik anıtlarını ortaya çıkardı.
Silah susturucuları
Filmlerde görmüşsünüzdür. Aslında kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silahın ucuna takılan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse işitilemeyecek kadar, çok düşük bir seviyeye indirilebilmektedir.
Silahın tarihsel gelişimi
Silahların Tarihsel Gelişimi
Günümüzden milyonlara yıl önce ilk insanlar kendilerini vahşi hayvanlardan korunmak ve karnını doyurmak için taştan yapılmış mızrak, ok uçları taş uçlu mızraklar ilk silahı bulan ilk insan (Homohobilis) diğer canlılardan farklı olduğunu kanıtlamıştır. Keskin kenarlı taş parçaları, sivriltilmiş kemikler yada uzun sopalar ilk silahlar olarak karşımıza çıkarlar. O silahlar yontma taş, cilalı taş ve maden devri gibi evrelerden geçerek bugünkü konumuna gelmiştir.