molekül
Moleküler Motorlar
EĞER 1 mm’nin milyonda biri büyüklüğünde bir motor üretmeniz mümkün olsaydı, bu motorun milyarlarcasını bir çay kaşığına sığdırabilirdiniz. Bu inanılmaz gibi görünen durum aslında canlılarda mevcuttur. Moleküler motorlar canlıların hücrelerinde yer alırlar. Lineer hareket iskelet kası hücresinde, dairesel hareket ise hemen her hücrede bulunan ATP sentetaz enziminde mevcuttur. Bu doğal motorların önemli özellikleri, enerji üretilirken sürekli olarak hareketlerini devam ettirebilmeleridir.
Mikro alemde yolculuk: Nanoteknoloji
* Nanoteknoloji nedir, hangi boyuttaki madde ve sistemlerle ilgilenir?
* Nanoteknolojide kullanılan karbon nanotüplerinin ilgi çeken özellikleri...
* Nanoteknoloji, hangi alanlarda ne gibi yenilik ve kolaylıklar getirmektedir?
* Tabiatta nanoteknolojiye misâl olabilecek hâdise ve sistemler...
Daha küçük, daha hızlı ve daha dayanıklıyı araştıran nanoteknoloji, bize en küçük boyutların dünyasını açmaktadır. ‘Nano’ herhangi bir fizikî büyüklüğün milyarda biri demektir. Bir nanometre içine yan yana ancak 2–3 atom sığdırılabilir. İnsanın saç teli çapının yaklaşık 100.000 nanometre olduğu düşünüldüğünde, ne kadar küçük bir ölçekten bahsedildiği daha rahat anlaşılır. Nanoyapılar, uzunluk olarak bakıldığında yaklaşık 10-100 atomluk sistemlere (10-9 metre) karşılık gelmektedir.
Elektron ve Evren
SİNİRLERİNİZDE duyuların, tellerde elektriğin iletilmesinde ben varım diyordu uğultulu bir nağme ile elektron. Kulağımızı daha da yaklaştırdık. Vazife diliyle ondan şunları işitmeye başladık:
Benim olmadığım yerde ışık da ses de teşekkül etmez. Güneşten ya da ampülden yayılan ışığı ben karşılarım. Elektroniğin temeli de bana verilen özelliklere dayanır. Renk renk desen nakışlarda, kuş sesinde, böcek sesinde, tüm seslerde varım. Sıcaklık ve soğukluk, yumuşaklık ve sertlik de benimle ilgilidir. Şöyle ki bir yerde ne kadar yoğun bulunursak, maddeyi o kadar sert bulursunuz.
Su ve Dua
SU insan hayatının en önemli vazgeçilmezi... Susuz edemiyoruz. Susuz hayat mümkün görünmüyor. İnsan vücudunun ve yeryüzünün dörtte üçü, meyvelerin ise yüzde 90’a yakını sudan oluşuyor. Aslında her birimiz ‘su içinde’ yaşıyoruz. Hücrelerimiz ince bir zarla çevrelenmiş birer su küpüne benziyor. Bu küçücük küpler içindeki herşey su içinde oluyor.