Işık
Coğrafya terimleri I-
Ilgım: Serap, özellikle çöllerde ve bozkırlarda, gerçeğe uymayan, az çok uzaklarda beliren su birikintisi yada gölcük, suda yansıyan ağaçlar ve evlerden oluşan ışıksal görüntü.
Irmak : Çayların birleşmesiyle oluşan akarsulara ırmak denir.
Irmak Ağzı Limanları: Denizlere dökülen kimi ırmakların ağız kesimlerinde kurulmuştur. Büyük çoğunluğu açık deniz gemilerininde girebileceği derinlik ve genişliktedir. Bunlardan kimisi, açıkdenizlerden hayli uzaktadır (Hamburg) ve deniz-ırmak taşımacılığında aracılık yapar.
İbn-i Heysem
İbn-i Heysem (Arapça: ابن الهيثم ibn al-Haytham, tam adı: ابو علی، حسن بن حسن بن هيثم Abū 'Alī al-Hasan ibn al-Hasan ibn al-Haytham, Latince: Alhacen ya da Alhazen), Arap fizikçi, matematikçi ve filozoftur. 965'te Basra'da doğdu, 1038 - 1040 arasında Kahire'de öldü.
Fizik terimleri sözlüğü - U - Ü
Ultra ses dönüştürgeni:Belirli bir kritik sıcaklığın altında sürekli elektrik di ol momenti edinebilen bir madde olan barium titanat silindirden yapılmıştır.
Uluslar Arası Birim Sistemi (SI): Fiziksel büyüklüklerin ölçümünde kullanılan birimleri tanımlayan ve bütün ülkeler tarafından kabul edilen ölçü birimleri sistemi
Umbra: Işık kaynağının ulaşamadığı bir gölgenin en karanlık kısmı
BİR İLETİŞİM ANININ HİKAYESİ
Her insan birçok defa tanıdık biriyle göz göze gelip merhabalaşmıştır. Peki bu bir-iki saniyelik sürecin oldukça uzun ve karmaşık bir hikayesi olduğunu biliyor muydunuz?
Güneşte kararan gözlükler
Güneş ışığına maruz kaldığında kararan gözlük camları ilk olarak 1960′ların sonlarında geliştirildi, yaygın olarak kullanılmaya başlanılması ise 1990′lı yıllarda oldu.
Bu tip gözlük camlan fotokromik veya fotokromatik adı verilen ve yüzde 0,01 ile 0,1 arasında gümüş kristalleri ihtiva eden özel camlardan yapılırlar. Kristaller normalde şeffaf olup son derecede küçüktürler ve gözlük camına bakıldığında fark edilmezler.
Işığı Takip Eden Filizler
Işığı Takip Eden Filizler
Tohumun bir bitkiye dönüşmesindeki ilk aşama filizlenmedir. Toprağın altında beklemekte olan tohum ancak ısı, nem ve ışık gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle hareketlenip canlanır. Bundan önce ise adeta bir uyku halindedir. Zamanı geldiğinde uykusundan uyanır ve filizlenmeye başlar. Ancak filizler bazen büyümek için uygun bir ortam bulamaz. Güneş ışığından yararlanamayacağı gölgelik bir ortamda büyümeye devam ettiğinde ise, fotosentez yapması zorlaşacaktır.
Peki, böyle bir durumda bitki nasıl büyür?
Arı Gözündeki Tevhid Mührü
Yeryüzü ve gökyüzü çıplak gözle görülebilen, görülemeyen sayısız renkte (dalga boyunda) ‘ışık’ ile doludur. İnsanlar, çıplak gözle ‘görülebilen ışık’ dışındaki dalga boyuna sahip ışıkların farkında değildir; oysa bizim göremediğimiz fakat bazı deniz ve kara hayvanları tarafından görülebilen ışık çeşitleri de mevcuttur. Başka bir ifadeyle, insan için görünmeyen ışık, başka canlılar için ‘görünen ışık’ olabilmektedir.
Elektron ve Evren
SİNİRLERİNİZDE duyuların, tellerde elektriğin iletilmesinde ben varım diyordu uğultulu bir nağme ile elektron. Kulağımızı daha da yaklaştırdık. Vazife diliyle ondan şunları işitmeye başladık:
Benim olmadığım yerde ışık da ses de teşekkül etmez. Güneşten ya da ampülden yayılan ışığı ben karşılarım. Elektroniğin temeli de bana verilen özelliklere dayanır. Renk renk desen nakışlarda, kuş sesinde, böcek sesinde, tüm seslerde varım. Sıcaklık ve soğukluk, yumuşaklık ve sertlik de benimle ilgilidir. Şöyle ki bir yerde ne kadar yoğun bulunursak, maddeyi o kadar sert bulursunuz.
Su altinda neden bulanik görürüz
Denize dalıp gözlerimizi açtığımızda etrafı bulanık görürüz ama deniz gözlüğünü takınca her şey netleşir. Anlaşılıyor ki, gözümüzün önünde deniz gözlüğünün içindeki hava olmadıkça, suyun içinde görme işlevinde bir aksama olmaktadır.
Gözümüzün dışbükey şeklindeki dış yüzeyi sadece bir mercek görevi görür. Bu mercek olmadan gözümüz ışığı alıp, arka taraftaki retina tabakasına odaklayamaz. Yani gözümüzün dışı bir görme elemanından ziyade, görüntünün ince ayarını yapan basit bir mercektir.