enerji
KUVARS SAAT
1920’lerde kuvars kristalli saatin bulunması, zaman ölçümünde yeni bir çığır başlatmıştır. Enerjisini bir yıl ya da daha uzun ömürlü pilden sağlayan bu saatlerin kurulmasına gerek yoktur. Kuvars saatler, kuvars kristallerinin piezoelektrik özelliğine dayalıdır. Eğer, yapısal simetri merkezi bulunmayan bir kristale elektrik uygularsanız biçimini değiştirir; ve eğer onu sıkıştırır ya da bükerseniz elektrik üretir.
Enerji kaynakları
Ülkelerin ilerleyip, gelişmişlik seviyelerini arttırabilmeleri için çeşitli enerji kaynaklarına ihtiyaçları vardır. Çünkü hammaddelerin işlenebilmesi, fabrikaların çalışabilmesi, ulaşım, aydınlatma ve ısınmanın gerçekleştirilebilmesi, enerji kaynaklarının kullanımına bağlıdır.
21. Yüzyılın Yeni Enerji Kaynağı
21. Yüzyılın Yeni Enerji Kaynağı
Klasik enerji kaynaklarının birçoğunun yapılan hesaplara göre bir süre sonra tükenecek olması, bu tür kaynakların çevreye büyük ve geri dönüşümü olmayan tehlikeler yaymaları, klasik enerji kaynaklarına olan ihtiyacın her geçen gün artması, gelişen teknolojiyi beslemekte yetersiz kalmaları ve en önemlisi, petrolün zor bulunan ve pahalı bir yakıt olması...
Bitkilerin Enerji Santralı: Rubisko Bitkisi
Bitkilerin Enerji Santralı: Rubisko Bitkisi
Belki de adını daha önce hiç duymadığınız rubisko enzimi, bitkilerin fotosentez yapması ve atmosferdeki karbondioksit dengesi için hayati önem taşıyan bir enzim türüdür. Cansız atomlardan oluşan bu mucize enzim, nasıl olur da karbondioksit molekülünü adeta bir kimyager gibi şekere ya da nişastaya dönüştürebilir?
Rubisko enzimi, diğer enzim türleri gibi hızlı çalışmak yerine yavaş çalışarak tüm canlı yaşamı için nasıl bir fayda sağlar?
Yaşam Enerjisi Üreten Sistem: Fotosentez
Yaşam Enerjisi Üreten Sistem: Fotosentez
Güneş'in Dünya'ya gönderdiği bir günlük enerji, tüm insanlığın bir gün boyunca ihtiyaç duyacağı enerjinin neredeyse on bin katıdır. Gelişmiş ülkeler, Güneş'ten gelen bu bedava enerjiyi depolayabilmek için laboratuvar çalışmalarına çok yüksek miktarlarda para harcarlar. Bitkiler ise milyonlarca yıl önce Güneş'ten gelen enerjiyi depolayan, mükemmel bir sisteme sahip olarak yaratılmışlardır.
Süngerlerdeki Nano-Teknoloji
Dünyanın en iyi malzemecileriyle kimyagerlerini yıllardır uğraştıran bir problemin çözümünde, birçoğumuzun bitki mi, hayvan mı olduğu konusunda tereddüt yaşadığı süngerler ilham vesilesi oldu.
Silisyum (Si) gibi basit inorganik maddeleri kullanarak karmaşık mikro (metrenin milyonda biri) ve nano (metrenin milyarda biri) yapıları elde etme çalışmaları bilim adamlarını uğraştırmaktaydı. Transistor gibi mikro ölçekli bir âleti îmâl edebilmek için, silisyum tabakasından kesme yapmak gibi pahalı ve zor bir işlem gerekmekteydi. Bu tür yapıların îmâlinde karşılaşılan problemlerin çözümünde bir tür deniz süngeri (Tethya aurantia) ilhama vesile oldu .
X Işınları nasıl bulundu?
X IŞINLARININ BULUNUŞU:
X ışınları 19. yüzyılın sonunda Röntgen tarafından bulundu . Bu ışınlar havası boşaltılmış lambaların (Crookes lambası , akkor katotlu lambalar vb .) dışında da yayılırlar . Ampul yüzeyinin katot ışınlarıyla bombardıman edilen kısımlarında meydana gelirler . Röntgen bulduğu bu ışınların yapısını bilmediğinden bunlara X adını verdi . X ışınları yaygın olarak x ışını tüplerinde ve son zamanlarda büyük hızlandırıcılarda (senkrotron ışıması) üretilmektedir . Bunlar,özellikle madde içine girme özellikleri bakımından kullanılır.